Bütün TÜRK Halkının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun
28 Ekim 2010
1 Eylül 2010
MERHABA
Merhaba arkadaşlar. 3 aydır sayfama uğrayamadım. İçimden birşeyler yazmak ve paylaşmak gelmedi. Ama bu dönemde çok zor ve yoğun bir dönem atlattım. Bu yaz herşey üstüste geldi.
Oğlumun SBS sınavı vardı onu atlattık. Sonuçlar açıklandı açıklanacak, tercihler yapıldı yapılacak derken stresli bir dönem geçirdik. Nihayet sonuçlar açıklandı ve Bolu'da bir Anadolu Lisesine yerleşti. Onu atlattık diye düşünürken bu defa kötü bir haberle sarsıldım. Canımdan çok sevdiğim kız kardeşime Beyin Tümörü teşhisi konuldu. Acil ameliyat olması gerektiği için apar topar ameliyat oldu. Neyseki teşhisin konulması ile ameliyatı arasında 10 gün geçti. Ama bu süre benim için çok zor geçti. Allaha Şükür 31 Temmuz Cumartesi günü Şişli Memorial Hastanesinde ameliyatını çok güzel atlattık. Ameliyat 6 saat sürdü ama o sürede içimde ne fırtınalar koptu bilemezsiniz. Patoloji sonuçlarıda temiz çıkınca ben kocaman bir Ohhhhh çektim. Ama bu süreç (Teşhisle Patoloji sonuçları arası) 20 gündü. O dönemde benim yaşadıklarımı bir allah bilir bir ben bilirim. Yanında hiç birşey belli etmedim ama. Bu sürede galiba ömrümden 15-20 yıl gitti. Ama olsun sonuçta mutlu haberi almak benim için herşeye değerdi. Aile içindeki hastalıklar insanı üzüyor. Hele birde böyle ani bir hastalık, birde hasta kardeşse bilemiyorum artık nasıl ifade etsem..........................
Babam 22 yıldır şeker hastası, 8 yıldır kalp hastası. Babamın hastalıklarına artık alıştık ilaçlarla idare edilebiliyor.İlk zamanlar kabullenemiyorsun ama alıştık.Ama beni bu kadar yıpratmamıştı. Belli bir yaştan sonra bazı hastalıklar ortaya çıkınca sürpriz olmuyor. Ama kardeşimin rahatsızlığı bize çok büyük bir sürpriz oldu. Neyse yeni yeni kendimi toparlıyorum. Teşhisiyle patoloji sonucu arasındaki zamanda üzerimden tonlarca yük geldi geçti. Hele birde sağlık personeli olduğum, işin bilincinde olduğum için çok hemde çoooookkkkkkkkkkkk etkilendim. Bu yaşıma kadar hiçbir şey beni bu kadar yaralamamıştı.
Kendi kendime soruyorum duygusalmıyım? Fazla değilim...Ama bunun yanında bir iyi tarafta hastanın moralinin çok iyi olması. Zaman zaman bizleri o teselli etti. Çok ama çok metanetli davrandı. Onun o metanetide rahat bir ameliyat geçirmesine ve ameliyattan sonrada çok güzel bir nekahat dönemi geçirmesine sebep oldu. Allaha çok şükürler olsun durumu şu anda çok çok iyi.... Kendisi Antalya'da oturuyor. Havaların çok sıcak olması ve biz tüm ailenin burda olması nedeniyle ameliyattan sonra bende kalmaya başladı. Gözümün önünde olduğu içinde çok mutluyum. Allah bir daha böyle birşey göstermesin bizlere ve tüm insanlara.
Duygularımı hep sizlerle paylaşmak istedim ama gönlüm çok yorgun olduğu için yazamadım. İçimden yazmak gelmedi, vaktim olmadı hepsini bir arada yaşadım.Malum ramazan ayında hayatımız farklı bir tempoya giriyor.
Neyse bu kadar gevezelik yetermi ne...........!
Canım kardeşim iyiki varsın seni çok ama çok seviyorum. Allah yüzümüze güldüde senin rahatsızlığını "Alçaktan alçaktan uçarak yavaş yavaş giderek" atlattık..............Canım benim..............
Kız kardeşimle her zaman gurur duymuşumdur. Bunuda söylemeden geçemiyeceğim. Kendisi Özel bir havayolu şirketinde pilot olarak görev yapıyor.
2 Haziran 2010
SVEET BLOG ÖDÜLÜM
Merhaba arkadaşlar. Ben bu aralar düzenli olarak siteme uğrayamadım. Neler olup bittiğinden haberdar değilim.Sevgili http://kizilciksurubu.blogspot.com/ Sanem arkadaşım bana bu güzel ödülü yollamış. Çok çok teşekkür ediyorum.
Kural geregi 10 arkadasimi benim de ödüllendirmem gerekiyor. Madem ki kural böyle ben de asağıdaki arkadaslarima bu güzel hediyeyi göndereyim.
Kural geregi 10 arkadasimi benim de ödüllendirmem gerekiyor. Madem ki kural böyle ben de asağıdaki arkadaslarima bu güzel hediyeyi göndereyim.
Kurallar:
1) Bu ödülü 10 tatlı blogger'a gönderin.
2) Bu ödülle ilgili bir post yazın fotoyu ve ödülü göndereni yazın.
3) Ödülü blogunuza koyun.
4) Ödüllendirdiğiniz 10 kişiyi yorumla bilgilendirin
1) Bu ödülü 10 tatlı blogger'a gönderin.
2) Bu ödülle ilgili bir post yazın fotoyu ve ödülü göndereni yazın.
3) Ödülü blogunuza koyun.
4) Ödüllendirdiğiniz 10 kişiyi yorumla bilgilendirin
Ödül icin seçtiğim arkadaslarım:
1) http://nursen-yemek.blogspot.com/
2) http://bulbulunyeri.blogspot.com/
3) http://buramburam.blogspot.com/
4) http://www.cafederins.com/
5) http://ezgilitarifler.blogspot.com/
6) http://kizhatce.blogspot.com/
7) http://tatesal.blogspot.com/
8) http://gulcanmutfakta.blogcu.com/
9) http://gelibolu17.blogspot.com/
10) http://pikolar.blogspot.com/
25 Mayıs 2010
HEDİYE
Arkadaşlar http://pikolar.blogspot.com arkadaşımın hediyeleri varmış. Etkinliğe katılmak isteyenlere duyurulur.
9 Mayıs 2010
TÜM ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
YERYÜZÜNDEKİ TÜM ANNELERİN ve ANNE ADAYLARININ ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
Tut elimi annem
Ah annem, canım annem.
Gül bahçesi istemem,
Yüreğini açtın ya
Yeter bana.Güllük gülistanlık benim için hayat...
Ama annem düşündün mü hiç?
Ya yorgun düşerse bu yürek.
Bakmaya bile kıyamadığım
Kokusuna dayamadığım güller
Solarsa bir hazan sabahı ansızın.
Nasıl bakarım anne gökyüzüne?
Dökülürken gözyaşların gökten.
Ve nasıl dayanırım bu acıya?
Dökülen her yaprak yüreğimi yaralarken.
Nasıl bakarım o viran bahçeye?
Bir kıvılcımda, yanar yüreğim.
Ama hiç bir yangın
Senin kadar sıcak değil be annem...
Nasıl da üşürüm sensiz,
Gözümden akan her damlada ne fırtınalar eser,
Ne firari hayallere dalar bu yaşlı gözler,
Ve akan her damla
Haykırır başıboş yalnızlığıma.
Hazan yelleri eserken annem
Bu körpe yüreğimde
Güneş açar mı hiç?
Mis gibi kokan bu menekşe,
Bülbüller şakır mı kahkaha ata ata?
Bahçedeki gülümüz,
Sümbül gibi büker mi boynunu yoksa?
Duyabilir miyim kanat çırpışını Turnaların,
Unutur musun beni annem?
Tembihler misin büyüklerin gittiği her yere gidilmez diye?
Bilirim korkarsın gelirim peşinden diye
TUT ELİMİ ANNEM
Ah annem, canım annem.
Gül bahçesi istemem,
Yüreğini açtın ya
Yeter bana.Güllük gülistanlık benim için hayat...
Ama annem düşündün mü hiç?
Ya yorgun düşerse bu yürek.
Bakmaya bile kıyamadığım
Kokusuna dayamadığım güller
Solarsa bir hazan sabahı ansızın.
Nasıl bakarım anne gökyüzüne?
Dökülürken gözyaşların gökten.
Ve nasıl dayanırım bu acıya?
Dökülen her yaprak yüreğimi yaralarken.
Nasıl bakarım o viran bahçeye?
Bir kıvılcımda, yanar yüreğim.
Ama hiç bir yangın
Senin kadar sıcak değil be annem...
Nasıl da üşürüm sensiz,
Gözümden akan her damlada ne fırtınalar eser,
Ne firari hayallere dalar bu yaşlı gözler,
Ve akan her damla
Haykırır başıboş yalnızlığıma.
Hazan yelleri eserken annem
Bu körpe yüreğimde
Güneş açar mı hiç?
Mis gibi kokan bu menekşe,
Bülbüller şakır mı kahkaha ata ata?
Bahçedeki gülümüz,
Sümbül gibi büker mi boynunu yoksa?
Duyabilir miyim kanat çırpışını Turnaların,
Unutur musun beni annem?
Tembihler misin büyüklerin gittiği her yere gidilmez diye?
Bilirim korkarsın gelirim peşinden diye
Kaf dağına gider miyiz?
Güler miyiz çatlayana kadar?
Ve ağlar mıyız usul usul?
Gözlerimiz kan çanağı olana kadar.
Annem, canım annem,
Nasıl da kandırdın beni,
Hani gitmeyecektin,
Nasıl bıraktın beni buralarda,
Bu yaban ellerde...
Ne yaparım şimdi ben?
Kan çiçekleri bıraktın Annem ardında.
Ve her gün sulama yarışı yaptığımız Fesleğeni...
Neredesin be annem?
Bak kar yağdı avuçlarıma.
Coşkun seller gibi atıyorsun damarlarımda.
Yüreğimin vazgeçilmez Deltasında
vazgeçilmez bir nehir gibi yani.
Gitme bırakma beni dedim
Gözyaşlarımda uyutur
Göz bebeğimde avuturum dedim.
Ama ne fayda dinletemedim be annem...
Annem canım bi tanem,
Var oluş sebebim, tek gerçeğim,
Gören gözüm, duyan kulağım,
Ne zor şeymiş sensiz olmak,
Ve ne zor şeymiş,
Sensiz coğrafyaların sert iklimlerini tatmak.
Burası bana göre değil
Ben seninle olmak,
Dizinde uyumak,
Sana seni sevdiğimi haykırmak istiyorum.
Ne olur!
Tut elimi annem...
Bir kez daha öp ıslak ıslak
Hazar Cırık
Güler miyiz çatlayana kadar?
Ve ağlar mıyız usul usul?
Gözlerimiz kan çanağı olana kadar.
Annem, canım annem,
Nasıl da kandırdın beni,
Hani gitmeyecektin,
Nasıl bıraktın beni buralarda,
Bu yaban ellerde...
Ne yaparım şimdi ben?
Kan çiçekleri bıraktın Annem ardında.
Ve her gün sulama yarışı yaptığımız Fesleğeni...
Neredesin be annem?
Bak kar yağdı avuçlarıma.
Coşkun seller gibi atıyorsun damarlarımda.
Yüreğimin vazgeçilmez Deltasında
vazgeçilmez bir nehir gibi yani.
Gitme bırakma beni dedim
Gözyaşlarımda uyutur
Göz bebeğimde avuturum dedim.
Ama ne fayda dinletemedim be annem...
Annem canım bi tanem,
Var oluş sebebim, tek gerçeğim,
Gören gözüm, duyan kulağım,
Ne zor şeymiş sensiz olmak,
Ve ne zor şeymiş,
Sensiz coğrafyaların sert iklimlerini tatmak.
Burası bana göre değil
Ben seninle olmak,
Dizinde uyumak,
Sana seni sevdiğimi haykırmak istiyorum.
Ne olur!
Tut elimi annem...
Bir kez daha öp ıslak ıslak
Hazar Cırık
25 Nisan 2010
MUDURNU'YU ANLATAN BİR ŞİİR
Emekli Öğretmen Ali Tunçkol 600 yılı aşkın bir süredir Mudurnu ilçesinde her hafta Cuma salası ile birlikte okunan esnaf bereket duası için şiir yazdı. Tunçkol, yazdığı şiiri duanın yapıldığı orta çarşıda ayakkabı esnaflığı yapan İsmail Taşköprü'nün dükkanının duvarına astı. Emekli öğretmen yazdığı şiirle Mudurnu'yu anlattı. İlçeyi ziyaret eden turistlerin merakla okuduğu şiirde Mudurnu'da yaşatılan Ahilik geleneğinin yüzyıllarca sürmesi temenni ediliyor.
Sevgili arkadaşlar. Bu yazıda nedir diyeceksiniz. Bugün Bolunun sesi gazetesini okurken gözüme çarptı. Çok hoşuma gitti. Aynı zamanda bu şiiri yazan Ali Bey Benim ortaokulda Türkçe öğretmenimdi. Çok duygulandım ve gururlandım. Ellerinize sağlık HOCAM....
Not: Bolunun Sesi gazetesinden alıntıdır.
16 Nisan 2010
KURDELA NAKIŞLI SEHPA ÖRTÜSÜ
Hayırlı Cumalar arkadaşlar. Bu sizlerle paylaştığımı sehpa örtüsünü mesai arkadaşım Nurhan'ın ablası Gülşen abla yapmış. Bu kış nakış kursuna gidiyor. çok güzel şeyler yaptı. Bende ara ara sizlerle paylaşıyorum. Ellerine sağlık Gülşen abla...
9 Nisan 2010
MUZLU RULO PASTA
Merhaba arkadaşlar.. Uzun zamandır sizlerle hiçbir şey paylaşamadım, kusuruma bakmayın.Bu defa yine bir hazırcılık yaptım. Mesai arkadaşım Hülya'nın gün arkadaşının yaptığı pastayı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz.Yanlış hatırlamıyorsam Gülçin Hanımdı. Ellerine sağlık arkadaşım diyorum ve her zaman yeni tariflerinizle beni desteklemenizi diliyorum.....
Bende hazır tarifi bulmuşken bir fırsat daha değerlendireceğim. P.D.Ç.S.E.57' ye ev sahipliği yapan arkadaşım http://humeyraninyeri.blogspot.com/ 'a gönderiyorum. Etkinliğin kolay gelsin arkadaşım. Başarılar........................MUZLU RULO PASTA
4 Su bardağı süt
2 Çorba kaşığı dolusu nişaasta
2 Çorba kaşığı un
1 Su bardağı şeker
1 Paket vanilya
4 Paket kakaolu bisküvi
2 Paket krem şanti
1 Su bardağı süt
2 Muz
HAZIRLANIŞI
Önce bisküviler rondodan geçirilir.Fırın tepsisine streç filmi serilir.Bisküvileri döşenir muhallebi pişirilir.İyice çırpılır.Tepsiye güzelce yayılır.Soğutulur.2 krem şanti 1 su bardağı süt çırpılır. Üstüne yayılır.2 tane muzu arasına koyulur ve yuvarlanır.Dolapta bekletilir.Üstüne çikolata sos yapılıp dökülür.Üzerini ceviz ve hindistan cevizi ile süslenir....Afiyet olsun
16 Mart 2010
ŞEFTALİ KURABİYE
Merhaba arkadaşlar..... Uzun zamandır siteme uğrayamadım.Bu aralar biraz yoğundum. Fırsatını bulunca hemen sizlerle bir şeyler paylaşmak istedim. Geçen hafta işyerimdeki arkadaşlarım bana oturmaya geldiler. Bende onlara çok güzel mamalar hazırladım . Bunlardan biride şeftali kurabiye idi.Bu kurabiyeyi birkaç defa yaptım ama bir türlü sizlerle paylaşamamıştım. Tarifimi hangi siteden aldım hatırlamıyorum.Tarif defterime yazmıştım aynen uyguladım.Gelelim kurabiyemizin tarifine...
Ayrıca söylemeden geçemiyeceğim arkadaşlarla çok güzel eğlendik. Vur patlasın çal oynasın...
Hamuru İçin:
1 Yumurta
250 gr. Margarin (oda sıcaklığında)
1 Kahve fincanı sıvıyağ
3-4 Kaşık yoğurt
8 Yemek kaşığı toz şeker
1 Paket vanilya
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un (yaklaşık 750 gr)
Şekil vermek içi 25-30 adet ceviz kabuğu
1 Fiske kırmızı şekerci boyası
Üstünü kaplamak için bir miktar toz şeker ve süslemek için nane yaprakları
Kreması için:
4 Yemek kaşığı un
8 Yemek kaşığı toz şeker
2 Yemek kaşığı kakao
2 Su bardağı süt
1 Paket vanilya
2 Yemek kaşığı pudra şekeri
50 Gr margarin (oda sıcaklığında)
Yapılışı:
Şeker, margarin, sıvıyağ ve yoğurt sırasıyla yoğurma kabına alınarak mikserle çırpılır. Un kabartma tozu ve vanilya ilave edilerek elle yoğurulur.Yumuşak bir kurabiye hamuru elde edilir.10 dakika dinlendirilir. Ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılarak yarım ceviz kabuklarının üstü kapatılır ve ters çevirilerek unlanmış fırın tepsisine dizilir. 170 derecede önceden ısıtılmış fırında üzeri hafif pembeleşinceye kadar pişirilir. Soğuyunca ceviz kabukları kolayca kurabiyelerden ayrılır.
Diğer tarafta krema için un toz şeker ve kakao karıştırılır ve 2 sb süt yavaşça ilave edilir.Koyulaşıncaya kadar pişirilir ocaktan indirmeden önce 1 paket vanilya konur. Krema pişirilip soğutulduktan sonra ; 2 yemek kaşığı pudra şekeri ile 50 gr margarin bir çatal yardımıyla karıştırılır ve kremaya ilave edililerek mikserle çırpılır.Bu krema ortası çukur olan kurabiyelerin içine doldurulur ve 2 kurabiye birbirine yapıştırılır.
Şimdi sıra kurabiyeleri süslemeye geldi;
Bir fiske kırmızı şekerci boyası sulandırılır. Kurabiyelerin üzerine fırça yardımıyla sürülür ve kurabiyeler toz şekere bulanır. Tıpkı bir şeftaliye benzeyen kurabiyeler nane yapraklarıyla süslenir.
19 Şubat 2010
GEÇ GELEN MİM
Arkadaşlar sevgili bülbülünyeri Birgül ablam beni 1 ay önce mimlemişti. Ama bir türlü zamanım olupta cevaplıyamamıştım. Ablamada özrümü belirttim. Kusura bakma ablam... Bu gün fırsatını buludum ve hemen cevaplıyayım dedim.
*Blogunuzu ilk ne zaman açtınız?
-Kasım 2007 tarihinde açtım.(Önce 19651996.blogcu.com sitemi açtım.Ama onda fotoğraf yüklemelerinde problem yaşadım. Daha sonra bu adresimi aldım.)
*Blogunuzda işlediniz konular nelerdir?
-Yemek, örgü, resim, yazı
*Blogunuzla ilgili düşünceleriniz nelerdir?
-Blogumla ilgilenmeyi seviyorum. Fırsat buldukça tabiî ki… Arkadaşlarımı izlemeyi seviyorum.
*Blogunuza yadığınız ilk yazı nedir?
- 15 Kasım 2007 Perşembe “Merhaba blogcu arkadaşlar” başlıklı yazım.
*Sizi izlemeye alan ilk kişi kimdir?
-Şu an hatırlıyamıyorum.
*İlk yorum yazan kişi kimdi?
-17 Kasım 2007 tarihinde sevgili arkadaşım Akasyakokusu Nuraydan geldi ilk yorum. Zaten sitemi açarken Nurayı örnek aldım.
*En çok yorum alan yazınız hangisidir?
- 5 Mayıs 2009 Salı “Üzgünüm (Ayşe’me)
26 Eylül 2008 Cuma “ Bayramınız Mubarek Olsun” konulu yazılarım 10’ ar yorum almıştır.
*Beğendiğiniz ,düşündüğünüz yazınız?
-Tüm yazılarımı beğenerek ve düşünerek yazarım.
*Tarafınızdan düzenlenen etkinlik( var ise)?
*Hiç etkinlik düzenlemedim.
*Katıldığınız etkinlik?
-"Porselen Demlik Çay Saati" etkinliklerine .
*Katıldığınız yarışmalar?
-En Güzel Salata Yarışması 1’e “Tavuklu Salatamla” katılmıştım.
* 100 ve katlarındaki üyeleriniz (var ise)?
-20 izleyenim var. Günlük takip ettiğim ve edildiğim sitelerin sayısını bilemiyorum.
*Toplam yazı adetiniz ( geçen yıla ait) ?
Açtığımdan bu güne kadar 172 yazı yazdım.
-2009 yılına ait 61 adet yazım var.
* Her gün ziyaret ettiğiniz blog ve siteler nelerdir?
-İlk önce P.D.Ç.S.E. ev sahipliği yapan arkadaşların sitesini ziyaret ederim. Daha sonra listemdeki arkadaşlara elimden geldiğince uğrarım. Ama çalıştığım için her günde uğrayamıyorum. Tabii ben çok fazla arkadaşlarıma uğrayamadığım için sizler kadarda ziyaretçim olmuyor yorum yapanım olmuyor benim. Ühü ühü ühü :(:(:(
*Blogunuzun size kazandırdıkları?
-Çok güzel dostluklar, arkadaşlıklar, yeni yeni bilgiler.. Yani paylaşmak çok güzel birşeyyyyyyyyyyyyyyyy
Arkadaşlar ben hiç kimseyi Mimlemiyorum.Cevaplandırmak isteyen arkadaşlarım olursa cevaplandıbilir.
PEYNİRLİ UNLU BÖREK
Merhaba arkadaşlar. Hepinize hayırlı cumalar. malum bugün haftanın son günü. Haftanın yorgunluğu ve bitkinliği üzerimde. Ama haftayı sizlere güzel bir börek tarifi sunarak kapatayım istedim.Tabi hafta sonu işleri daha fazla yoracakta......
Bu böreği geçenlerde elmanın kabuğu arkadaşım Alkım'ın sitesindi görmüştüm. Çok beğenmiştim,bende misafirlerime yaptım çok güzel oluyor.Ellerine sağlık arkadaşım. Böreğin öyle bir reklamını yaptımki mesai arkadaşım Hatice'nin bugün günü var oda hazırladı akşama pişirip ikram edecek. inşallah onun misafirleride beğenirler.
Ayrıca Hümeyracığım benden tarifler istedin.. Buyur sana börek tarifi....
PEYNİRLİ UNLU BÖREK
MALZEMELER:
3 Yufka
100 Gr ermiş margarin
2 Çay bardağı sıvıyağ
1 Su bardağı un
1,5 Çay kaşığı tuz
Beyaz peynir (Miktar vermiyorum )
Maydonoz
Pul biber
YAPILIŞI:
Margarin eritilip 2 çay bardağı sıvı yağla karıştırılır.Karışımdan yarım çay bardağı bardağı ayrılır.Yufka yayılır sıvı karışım dökülüp bir miktar un serpilir.Yufka ikiye katlanıp yağ sürülür ve yine unlanır.Uzun uca bolca peynirli harç konup sarılır. 4 parmak genişliğinde kesilip tepsiye dizilir. Diğer yufkalarada aynı işlemler yapılır.Ayrılan sıvı karışama 2 kaşık su eklenip karıştırılır.Böreklerin üstüne sürülüp 180 derecede pişirilir.
Bu tarifimi P.D.Ç.S.E. 54'e ev sahipliği yapan http://hayattanazicik.blogspot.com/ arkadaşıma gönderiyorum. Kolay gelsin arkadaşım....
15 Şubat 2010
DÜĞÜM POĞAÇA (P.D.Ç.S.E. 54)
İyi hafta dileklerimle yazıma başlıyorum. Bugün mayalı hamurdan yapılan düğüm poğaçayı paylaşmak istiyorum sizlerle. Bu poğaçayı mesai arkadaşım Hülya yaptı. Çok güzel olmuşlardı. Ellerine sağlık arkadaşım.
Arkadaşlar Hülya bu poğçanın tarifini http://www.portakalagaci.com/ sitesinden alarak yapmış. Bende birazcık tembellik ettim tarifi aynen kopyaladım.
Bende bu tarifimi P.D.Ç.S.E. 54'e ev sahipliği yapan http://hayattanazicik.blogspot.com/ arkadaşıma gönderiyorum. Kolay gelsin arkadaşım.
Gelelim tarifimize.
Malzemeler:
2 Su bardağı ılık süt
1 Su bardağı yoğurt
1 Su bardağı sıvı yağ
2 Yumurtanın beyazı (sarıları üzerlerine sürülecek)
1 Tatlı kaşığı toz şeker
2 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı kabartma tozu
50 Gr yaş maya
Aldığı kadar un
İç malzemeleri:
Peynir ve maydanoz
Üzerine:
Rendelenmiş kaşar peyniri
Susam
Çörek otu
Ay çekirdeği içi
2 Yumurtanın sarısı (ben hamurdan artan yumurta sarıları az gelince iki tane daha ekledim. artan yumurta beyazlarını da peynirli içe karıştırabilirsiniz.)
Hazırlanması:
Mayayı ılık sütte eritin. Yoğurma kabına bir miktar unu alıp tuz, şeker ve kabartma tozu ile karıştırın. Eriyen mayayı azar azar una ekleyin. Bir elinizle yoğururken diğer elinizle yavaş yavaş yoğurdu, yağı ve yumurta beyazlarını ekleyin. Bu arada gerektikçe un ilave edin. Un yeterli gelince hamuru bir süre daha yoğurun. Daha sonra üzerine bir bez örterek oda sıcaklığında 1-1,5 saat bekletin.
Hamur kabarınca 1-2 defa daha yoğurun. Daha sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler alıp açın. İçine 1 tatlı kaşığı maydanozlu peynirden koyup iyice kapatın ve rulo yapın. Bu ruloyu biraz esneterek düğüm atın. Düğümü yağlı kağıt serili tepsiye dizin. bu işlemi hamur bitene kadar tekrar edin.
Fırını 225C'ye getirin. Isınınca fırını kapatın. Poğaçaların üzerlerine yumurta sarısı sürün. Çok az rendelenmiş kaşar serpin. Daha sonra karıştırdığınız çörek otu, susam ve ay çekirdeğini serpin. Tepsiyi kapalı haldeki fırında 5 dakika bekletin. Tepsi hala içinde iken fırın ısısını 225C'ye getirin. poğaçaların üzerleri kızarana kadar (yaklaşık 20-25 dakika) pişirin. (fırının içinde bekletme işlemi tarifte yoktu ama ben her mayalı hamur için aynısını yapıyorum.)
Arkadaşlar poğaçanın tarifini aynen sizlere aktardım. Portakal ağacının diliyle. Saygısızlık yapmak istemedim.
12 Şubat 2010
ŞAL
Merhaba arkadaşlar. Sizlere bugün yeğenim Ayşe'nin motif makinasıyla yaptığı şalları göstermek istedim.Malum ev hanımı bayanların gündüzleri izledikleri kadın programları var. Bunlardan bir taneside Deryalı günler.Yeğenimde bu motif makinasını Deryalı günler Programına sipariş vererek aldı. Modellerini farklı farklı kullanıyor. Ben ve arkadaşlarım bu şalları çok beğendik. Umarım sizlerde beğenirsiniz....Ellerine sağlık Ayşem Ayşem......
Mutlu ve sağlıklı bir hafta sonu diliyorum.....
4 Şubat 2010
BOLU/MUDURNU ŞİVESİYLE YAZILMIŞ BİR MEKTUP
FATMA NİNE YE CEVAP:
Bu soğuk gış gününden ıccacık merabalar Fatma Nine...
Bu mektibi yazmacadım emme bem yazıma sataştığınız için yazmak zorunda gadım.Yazmasam herkes beni gabehetli zannedecedi.
Geçenki mektibinizde sinillendinizi söylemişsiniz unca isanların içinde.
Bu mektibi dünya alem okuyvatı.Bem hakkımda ne demezler şindi biliyo musunuz? Tabi bilmezsiniz.Pesent ettim dorusu.Gadın gısmı hep kendini düşünüyo.Bem Mihriban gızda aynı töbosun.
Mektibinizi okurken başıma bi arılar gedi bi arılar(ağrı ) gedi..İslah başım şaklanıyodu töbele osun.Utanmasam ünü boyu alayverecedim.
İnsan garısına hiç garı demez mi deyosunuz siz şindik.Deyemez deyosunuz öle mi?
Biz evleniken hökümatın mamırı: Sizleri garı-goca ilan ediyon.İkiniz de bir yastıkda gocayın dediydi.
O mamır yanış mı söledi yani.Ben onun dediklerini yapıyom hep.
Gırk yıldan beri de aynı yastığı kullanıyoz yamayıp gözeyip.İkinci yastığı amadık onun çin.Yeeeeeeeee....
Emme Afrıpa Billiğine girince memlekatımız Mihriban a miss decem, madam decem.Ben her şeyi biliyon demisiniz.
Hatta bu billiğe girince yabancılık çekmeyim deye bıldır gış Amelika ya da gittik.Staç gömek için.Biraz çatırpat ingilizce biliyom ye.
Ullada Mihriban gızınan gezekene yanımızda geçen bi gıza l Love you madmazel dedim. O da bana Oh my good dedi valla.
Bem ki sordu: bu ne deyo deye...Ben de o gız sen hanımın çok gözelmiş deyo dedim.Mihriban gız bi gubardı bi gubardı göme gitsin şartosun...
Siz bunnarı bilmeyosunuz de mi? Ben biliyon emme...
Ellen memlakatında bizim para gibi Üzerinde Atatürk ümüzün iresmi olan paraladan da yok.Paranın rengi aynı gicirgen gibi.Eline deydimi de batıyo bi batıyo Neysem...
Bi de sen gulaklan duymayo demişsiniz.Ben o gün bazarda arkamdan ünnedinizi duydum.Duydum da hışdamadım bana çekişecesiniz deye.İnsanlan içinde irezil omaya bem niyetim yok.
Bem gulakla şehremanda yörüyen garıncanın ayak sesini bilem duya.işime gelise. Anadınız mı?
Bi de erkeğn gadına bakması için ımmanak(çok) parası oması lazım demişsiniz.O doru bakın..Una bişe demeyom. Gelinin gözelliği damadın harcından olu demişler.Adamla omasa galla aç galır demisiniz.
Parası çok olan adamla çok gadına baka desem yanış omaz de mi Fatma Nine.
Aslında çok para azdırır isanı bence.Bişe aklıma gedi şincik:
Sonradan görmeler şaşar
Olmadık işlere koşar
Yazık ki şeytana uyup
Kırk yıllık hanımı boşar...
Bıldır yılbaşında ebulgubullerin yetmişlik Salâ Dayıya hani bilattan ımmana para vurmuştu ye.Adam parayı gapınca bi ayrıksa omaya başladı.Bi çalım bi çalım.Yörüyüşü bile değişmişti adamın.Yırçalmıştı adam islâh.Bi duyduk ki elli yıllık hanımını boşamış Istanbul yanlarında yirmi yaşında kivir kivir gız almıştı...Nodu sonu?
Gız bütün paraları bangada üzerine yaptırmış.Sonunda Salâ dayıyı evden gapı dışarı depmelemişti.Siz de biliyosunuz bunu.Adam Dimyat a pirince gidekene evdeki bulgurdan da odu valla.U da pulise gitti.Abukat duttu.Bişe çıkmadı.Giden gitti gayrı.Höşmelin gibi oluvedi sonunda.
Şimdi onun bunun verdiğiyle doyunuyo,geyiniyo de mi?
Iııı.Şey...Şindi aklıma gedi.Geçen ki mektibimi Memet Amca da okumuş.O gün gaveye tosul tosul gedi.Domatiz gibi gızarmış.Geli gemez pavkırmağa başladı unca isanın içinde bana.
Sancılı inekle gibi dört dönüyo gavenin ortasında.Amanin nele söledi bana nele.Valla sözleriyle badılcan gibi morarttı beni.Osun sizlerle merabamız va.Bişe demedim O na.
Ben dedigoduyu semen biliyosunuz.Emme velakin beki duymamışsınızdır.Memet Amca dışallada sizden ötürü gaşık düşmanı deyomuş.Benden duymuş omayın e mi.Oksunuz kimseye demeyin bem dedimi.
Ha... Bi de şey deyo Memet Amca... Yimek yapmayomuşsunuz. Düğüne,gınaya,duvağa, altın,dolar gününe gitmekten. Boyuna patatiz, dobalan yımırta goyomuşsunuz sufraya.Öle deyomuş herkese.Ben kimsenin işine garışmam biliyosunuz demi.Bana ne.Emme şu üç günlük yalan dünyada bi hatırınız va da undan deyom size.İyilik osun deye.
Gızman emme.Bişe da decem.Bu gadın milletine gökde düğün,gına va desele göğe merdiven dayamağa galkallamış. Bana göre heva hoş.Nepalasa yapsınla.Bana ne.Onu gadınla düşünsün.
Bullada hevala soğudu.Fıkara yamalığı gibi pala pala gış yağıyo.Sizin ullada bulla gibi mi?
Neyse yete gayrı.Bi çıkın gelin be.Bu gış gecelerinde vakıt da geçmeyo.Geliseniz Face Book ta oyunla oynarız.Urda nele va nele...
Toğukla akıl bali osaydı size toğuk da kesiveridik.Onun yerine Mihriban gız mayalı gartlaç yapıveri.Kül çöreği yapıveri.Basma hevla basıveri.Boz armıt turşusuda va bizde.Hele siz bi gelin.Unları billikte gülüş çığrış yiyiverem deyom ben.
Neyse sizi eylemeyim.Belki güne gidecesinizdir.
Evdekilerin hepiciğne selam ederim.Mihriban gız da selam söleyo..
Görüşmek üzere.
BYE...
Not:
Bu mektibi ben kendi elcağazımla yazmışımdır..
Not: Mudurnuhaber sitesinden alıntıdır
2 Şubat 2010
FIRINDA PATATES SALATASI ( P.D.Ç.S.E.53)
Merhaba arkadaşlar. Bolu patates üretimi çok fazladır.Böyle olunca tüketimide çoktur. Hani Doğukaradeniz halkının Hamsinin her çeşidini yaptığı gibi. Patates çorbasından tutunda Paşa pilavına kadar her türlü çeşidini yaparız. Benim yaptığım patates salatasınada öyle.
Arkadaşlar bu salataya ölçü veremiyeceğim göz kararı olarak ayarladım.
Malzemeler:
Patates
Yeşil Soğan
Kuru Soğan
Maydonoz
Tuz,pul biber,karabiber
Limon suyu, Zeytin yağı
Yapılışı:
Patatesler haşlanır,Doğranır. Diğer malzemelerde ince ince doğranarak patatese karıştırılır. Limon suyu, zeytinyağı, karabiber, pulbiber ve tuz ilave edilerek harmanlanır.Tepsiye düzgün bir şekilde dökülerek önceden ısıtılmış fırına sürülür. Yeşil soğanlar hafif pişer gibi olunca (bizim buralarda börttürülür denir) fırından çıkarılır sıcak olarak servis yapılır.Arzu ederseniz üzerine kaşar rendeleyebilirsiniz.
Bu salatamı bu hafta P.D.Ç.S.E. 53'e ev sahipliği yapan http://gelibolu17-midedenkalbe.blogspot.com/ arkadaşıma gönderiyorum kolay gelsin arkadaşım.
26 Ocak 2010
ETOLLER
Merhaba arkadaşlar. Bu aralar sağ olsun mesai arkadaşlarım ve komşularım benim siteme çok katkıda bulunuyorlar. Bende hazır yapılmış şeyleri hiç kaçırmıyorum. Büyük bir zevkle sitemde sizlerle paylaşıyorum.Bu etolleride mesai arkadaşım Nurhan yapmış kızlarına. (2 tane şekercim kızları var, allah bağışlasın).. Eeeeee bende bunları büyük bir zevkle sizlere sergiliyorum. Ellerine sağlık arkadaşım....
25 Ocak 2010
KURDELA NAKIŞLI BOHÇALAR
Merhaba arkadaşlar bu bohçaları mesai arkadaşım Nurhan'ın ablası Gülşen abla nakış kursunda yapmış çok güzel olmuş bende sizlerle paylaşmak istedim....Nasıl ama çok güzel olmuşlar değilmi?....Ellerine sağlık Gülşen abla....
22 Ocak 2010
DOTLUK ÖDÜLÜM
Sevgili arkadaşım ezgilitarifler Ayla beni dostu olarak kabul edip bana bu ödülü layık görmüş ve göndermiş.Sitemi ilk açtığım dönemlerde benden yardımını esirgemeyen arkadalarımdan bir tanesi.Çok teşekkür ediyorum ve kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum. Bende bu ödülümü bütün blogcu arkadaşlarıma gönderiyorum.Zira hiç birinizi ayıramıyacağım...
SOSİSLİ MAKARNA
Arkadaşlar malum yeni yetişen nesil yeme özürlü.Bilmem üzerlerine çok düştüğümüzden bilmem bolluk içinde büyüdüklerinden. Bir türlü çözemedim. Bizim çocukluğumuzda varmıydı ben bunu beğenmedim, ben onu yemem, şundan yerim gibi bir tercih hakkımız .Belkide sofrada yedikmi yemedikmi kimse farkında olmuyordu. Gerçi bizlerdede var suç. Ben çoçukluğumda yiyemedim yesin, giyemedim giysin..Yokluk göstermiyoruz sorumluluk vermiyoruz..
Diyeceksinizki bu yazıyı neden yazdın.Evde yaptığımız yemekleri, pastaları börekleri çocuk belki yer diye türlü türlü şekillere sokarak hazırlıyoruz..Onların gözüne hoş görünsünler diye....Benim spagetti makarnamda öyle hazırlandı. Bunu geçenlerde Akasyakokusu Nuray arkadaşım hazırlamış sayfasında görünce bende oğluşuma yaptım çok beğendi..Zaten makarnayı sever...
Gelelim tarifimize. Bunada tarif denirse tabiki.
İstediğiniz kadar spagetti makarnayı doğranmış sosislerin içinden geçirerek hazırlayın.Makarmayı her zaman nasıl pişiriyorsanız o şekilde haşlayın. Haşlandıktan sonra üzerine tereyağı ile yağlayın ve servis yapın. Üzerinede arzunuza göre ketçap veya mayonez dökebilirsiniz. Afiyet olsun...
UÇURTMAL IKAZAK
Merhaba arkadaşlar. Bu kazağı oğlum küçükken örmüştüm.O zamanlar el becerilerimizi böyle fotoğraflayıpta sergilemekki gibi bir durumumuz yoktu tabiki...Bende o kazağı yeğenime vermiştim.Biraz eski ama... Sizlerle paylaşmak istedim. Nasıl buldunuz...Deseni bir yün dergisinden bulmuştum....
14 Ocak 2010
AŞURE / P:D.Ç.S.E.51
Arkadaşlar bu gün elime yine hazır yapılmış bir aşure geldi. Bende fırsatı kaçırmadım, hemen sizlerle paylaşamak istedim.Yine bu tatlıyıda yeni mesai arkadaşım Hülya yapmış, o fotoğrafladı getirdi. Burdan Hülya'yada çok çok teşekkür ederim.Bu yıl ben tembellik ettim aşure yapmamıştım. Benim kurtarıcım oldu. Yine ondan bir sürü tarifler var sırada bekleyen...Bu tatlıyı P.D.Ç.S.E. 51 'e ev sahipliği yapan arkadaşım Japonçekirdeğine gönderiyorum..
Malzemeler:
2,5 Su bardağı aşurelik buğday
1 Su bardağı nohut
1 Su bardağı pirinç
1 Su bardağı fasulye
1 Su bardağı üzüm
15 Adet incir
15 Adet kuru kayısı
1 Su bardağı ceviz içi
1 Su bardağı fındık içi
3 Su bardağı toz şeker ( tadını kendiniz ayarlayabilirsiniz)
1 Kaşık nişasta
Limon kabuğu rendesi
1-2 Paket vanilya
Yapılışı:
Akşamdan ıslatılmış nohutla fasulye ayrı ayrı pişirilir. Buğdayda akaşamdan ıslatılır ve geniş bir kapta pirinçle birlikte bol suda iyice pişene kadar pişirilir. Fasulye ve nohutun suyu süzülerek kaynamakta olan ve suyu koyuulaşan buğdayın içine katılır. Suyu azaldıkça sıcak su ilave edilerek 10-15 dakika kaynatılır.Şeker ilave edilir ve karıştırılır. Ateşten almadan 10-15 dakika önce vanilya, limon kabuğu rendesi, üzümler, doğranmış incir ve kayısılar, su içinde bırakılarak zarları soyulmuş ceviz parçaları atılır. Koyu olması istenirse nişasta gül suyu ile ezilerek bir taşım kaynatılır. Sıcakken küük kaselere boşaltılır ve üzeri fındık, tarçın ve nar taneleriyle süslenir. Afiyet olsun...
12 Ocak 2010
TRABZON USULÜ YUMURTALI MEZGİT
Merhaba arkadaşlar. Bu gün sizlere farklı bir tarif sunacağım. Bu tarifi Şubemize yeni gelen mesai arkadaşım Hülya yaptı ve fotoğrafladı. Kendisi Trabzonlu olduğu için sık sık yapıyor. ( Elbet birgün yeriz.) Bu sözcüğümün arkasından oda bize goca Bolulular dedi.Henüz hiç yemedim ama görüntüsü çok güzel. Fotoğraftakilerde malumunuz ben site sahibi ve balıkları pişiren aşçımız Hülya. Bende onun ağzından tarifini vereceğim.
Malzemeler:
1 Kg. Mezgit Balığı
1 Yumurta
Mısır unu
Yapılışı:
Önce balıklar temizlenir, tuzlanır. Sonra mısır ununa bulanarak kızartılır. Altı üstü kızartıldıktan sonra yumurta çırpılarak üzerine dökülür. Yumurta pişene kadar beklenir ve ocaktan indirilir. Sıcak sıcak servis yapılır. Yanınada bol yeşillikli salatayı unutmayın arkadaşlar. Afiyet olsun....
9 Ocak 2010
PATATESLİ RULO BÖREK
Merhaba arkadaşlar. Bu gece çok uzn yazmayacağım. Zira saat gecenin 1'i vede büyük bir haftanın yorgunluğu var üzerimde. Hafta sonuda çok işim var. Malum temizlik işleri. Biliyosunuz çalışan bayanların çoğu evlerinde paralı hizmetçi..Bende şimdiden yazmaya karar verdim..
MALZEMELER:
3 Yufka
3 Yufka
6-7 Adet patates
1 Su bardağı lor peyniri
1,5 su bardağı süt
1 yumurta
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tuz
1 Su bardağı lor peyniri
1,5 su bardağı süt
1 yumurta
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tuz
Karabiber, nane,pul biber
Üzeri için:
1 Su bardağı yoğurt
1 yumurta
1 Su bardağı yoğurt
1 yumurta
YAPILIŞI:
Patatesleri haşlayın (Kabuklarını soyarakta haşlayabilirsiniz.) ve rendeleyin. İçine lor peynirini, yumurtayı, sütü, sıvı yağı, tuzu ve baharatları katıp karıştırın. Yufkanın birini yayıp hazırladığınız harcın 1/3 ünü yufkanın üzerine iyice yayın. Üzerine diğer yufkayı kapatıp kalan harcın yarısını yayın. Son yufka için de aynı işlemi yapın. Üç kat olarak hazırladığınız yufkaları ucundan başlayarak dikkatli bir şekilde rulo yapın. Strech folyo ile sarıp buz dolabında bir gece bekletin. Ertesi gün birer parmak genişliğinde dilimleyip yağlanmış fırın tepsisine yatay olarak dizin. Üzeri için yoğurt ve yumurtayı çırparak böreklerin üzerine sürün. Dilerseniz en üstüne baharat dökebilir veya kaşar peyniri rendeleyebilirsiniz. Önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin. AFİYET OLSUN...
Bende bu tarifimi P.D.Ç:S.E. 51'e ev sahipliği yapan Japon çekirdeği arkadaşıma gönderiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















